Ordu

Tatil Wiki, özgür ansiklopedi

Revision as of 13:55, 3 Kasım 2007 by İlkerbaba (Talk | Katkılar)
(fark) ← Önceki hali | en güncel halini göster (fark) | Sonraki hali → (fark)
Git ve: kullan, ara

Tarihi

1963 – 1964 yıllarında Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Prehistorya Tarihi Kürsüsü Prof.I.Kılıç KÖKTEN’in Ordunun Ünye civarında yaptığı arkeolojik kazı ve tetkiklere göre Ordu İli’nde yerleşmeye ve medeniyet eserlerinin verilmesine M.Ö.15 bin yıllarında başlanmıştır.Yine en eski yerleşme sahalarından biri de Mesudiye ilçesidir. Bu ilçe de Prehistorya ve daha sonraki eski tunç devrine ait bir çok buluntular ele geçmiştir.Bölgede dolayısıyla Hitit ve Frigler’inde hakimiyeti görülmektedir.

Ordu şehrinde ilk yerleşme M.Ö.VIII. yüzyılında Niletli Kolonistlerce başlatılmıştır. Niletli Kolonistlerce Kotyora (Cotyora) ismi ile kurulan ilk şehrin yeri bugün bilinmemektedir.Ordu toprakları Nedler ve Perslerin yaşantısına da sahne olmuştur.M.Ö.400 yıllarında 10 binlerin Ric’atı sırasında Ordu’nun antik şehre gelişi ve meşhur Ksenefon’un nutuklarına sahne oluşu önemli bir olaydır.Helenistik, Roma, Bizanslıların hüküm sürdüğü Cotyora zamanla önemini ve canlılığını yitirmeye başlamıştır. Selçuklu Türkleri ( Danişmentliler, Hacı Emiroğulları gibi) Osmanlıların hakimiyeti altına geçen Ordu İli Cotyora’dan sonra 14. yüzyıl ortalarına doğru şehrin 4 km güneyinde bugünkü Eskipazar’da Bayramlı adıyla kuruldu.Bayramlı kasabası 18. yüzyıl başlarında eski canlılığını kaybedince batıda bucak adıyla yeni bir ilçe merkezi doğdu. Bucak adı 1869-1870’de (ORDU) adına çevrildi. Bu yeni ilçe merkezine Bolaman,Perşembe, Ulubey, Hansamana (Gölköy) ve Aybastı bucakları bağlı idi.

Ordu ilçesi 1920 yılına kadar Trabzon Vilayetine bağlı bir kaza merkezi iken 17 Nisan 1920 tarih ve 69 sayılı “Ordu Müstakil Livası Teşkiline Dair Kanunla” merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağına bağlı olan Fatsa kazası da Ordu’ya bağlanmış ve müstakil Ordu Livası teşkil edilmiştir.1923 yılında Sancak adı Vilayet olarak değiştirilerek bugünkü mülki taksimata Ordu Vilayeti olarak yerini almış bulunmaktadır.Bugün bilindiği gibi 18 ilçesi 5 bucağı 65 belediyesi 505 köyü ve 327 mahallesi bulunmaktadır.Doğu karadeniz bölgesinin eşsiz doğa güzelliklerini sinesinde toplayan Ordu İlimizin İlçeleri; Akkuş, Aybastı, Çamaş, Çatalpınar, Çaybaşı, Fatsa, Gölköy, Gülyalı, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye, Perşembe,Ulubey ve Ünye’dir.

ATATÜRK’ÜN ORDU’YA GELİŞİ

1924 yılı sonbaharında Karadeniz kentlerine yönelik bir inceleme gezisine çıkan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Trabzon’dayken büyük Erzurum depremini haber almış ve bir an önce bölgeye gitmek istemişti. Ancak, önceden tasarlanmış ziyaretlerini iptal etmek istemiyordu. Geziyi hızlandırarak Samsun’a kadar gitmeyi kararlaştırdı.

19 Eylül günü Giresun’u ve Ordu’yu birkaç saatliğine ziyaret ederek Samsun üzerinden Erzurum’a geçti.

19 Eylül :Ordu’nun En Mutlu Günü

Atatürk, 19 Eylül 1924 Cuma günü, öğleden sonra Hamidiye Kruvazörü ile geldi. 13.00 sularında Giresun yönünden beliren kruvazör, 14.00 sularında Ordu açıklarında demirledi ve top atışlarıyla kenti selamladı.

Önceden tasarlanan karşılama töreni için yüzlerce kayık, sandal, mavna, bayraklarla donatılarak kruvazöre doğru açıldı. Kayığın birinde sporcu giysileri içinde Ordulu gençler de vardı ve Atatürk’ü kendi kayıkları ile karaya çıkarmak istiyorlardı. Bir kayıkta da vali, belediye başkanı ve diğer yöneticiler vardı. Bu yönetici kurulu kruvazöre çıkarak Cumhurbaşkanını karşıladılar.

Cumhurbaşkanı Mustafea Kemal Atatürk, kruvazörün hücumbotuyla, yüzlerce kayığın eşliğinde karaya çıktı. Kente ilk adımını attığı yer, bugünkü İlkadım Anıtının olduğu yerdi. Binlerce Ordulu, Ata’sını alkışlarla karşıladı. Askerlerden ve öğrencilerden oluşan karşılama kortejnin önünden geçerken, selamlarına “Merhaba, nasılsınız arkadaşlar?” diyerek yanıt verdi. Bir kız öğrenci kendisine bir demet çiçek sundu.

Atatürk, ilk olarak belediyeyi ziyaret etti. Belediye Başkanı Yusuf Furtun’du. Makamında, kendisine kentin yerel sorunları hakkında bilgi verdi. Kahveler içilirken, kentin çeşitli kuruluşlarının temsilcileri Atatürk’e tanıtıldı.

Atatürk, belediyeden sonra aynı binada bulunan Cumhuriyet Halk Fırkasını da ziyaret etti.

Daha sonra yine yürüyerek, binlerce Ordulunun alkışları arasında vilayete çıktı. Dönemin vali vekili Rıfat Bey tarafından kendisine ilin sorunları hakkında bilgi verildi.

Atatürk, vilayetten çıktığında yine yürüyerek iskeleye gelirken, önüne çıkan ve kulüplerini ziyaret etmesini isteyen gençleri kırmayarak İdmanyurdu Kulübünü de ziyaret etti. Burada, kulübün anı defterine şunları yazdı: “ İdmanyurdu’nun yeni teşekkül etmiş olmasına rağmen mevcudiyetini derhal ihsas ve izhar eder ruhta gençlerden mürekkep olduğunu gördüm. Memnunum. İdmanın bedeni olduğu kadar fikri olmasına dikkati celbederim. Gazi M. Kemal / 19 Eylül 1340, Ordu”

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, İdmanyurdu Kulübü binasından ayrıldıktan sonra, bu kez de Gençlik Yükselme Birliği Kulübü yöneticileri tarafından davet edildi. Bu daveti de kırmayan Mustafa Kemal Atatürk, kısa bir süre bu kulübe ve daha sonra İhtiyat Zabitleri Kulübüne uğradı.

Gençlik Yükselme Birliği Kulübünde, Keçiköy İlkokulu müdürü kendisine tanıtılırken, o yörenin çok yeşil olduğunu gemiden gördüğünü söyleyerek, okulun adının “Yeşilyurt” olarak değiştirilmesini istedi.

Bu ziyaretlerin ardından iskeleye ulaşan Mustafa Kemal, kentten ayrılmadan, iskeleyi dolduran kalabalığa hitaben şu konuşmayı yaptı: “Muhterem Ordu Ahalisi! Hakkımda gösterdiğiniz samimi tezahürat bende derin hissiyat bıraktı. Bu şuurlu tezahüratınızla Türk milletinin bütün cihan muvacehesinde ilelebed yaşayacağını bir daha ispat etmiş olan sizin samimi çehreleriniz ve sevimli gözleriniz karşısında günlerce kalmak ve sizinle samimi hasbihallerde bulunmak isterdim. Fakat ciddi bir sebep buna manidir. İnşallah samimi ve sevimli muhitinizi tekrar ziyaret ederim. Allahaısmarladık.”

Bu seslenişinin ardından, iki saat kadar kaldığı Ordu’dan ayrıldı.


Görülecek Yerler

KURUL KAYASI YERLEŞMESİ

İlimiz merkezine 20 km mesafedeki Bayadı köyü sınırları içinde sivri bir kaya üzerinde antik bir yerleşme alanıdır. Yer altı galerileri bulunmaktadır. Bu alanda (5*6 m2) ebadında 8 metre derinlikte ana kayanın oyulması ile yapılmış bir sarnıçve su yolu olduğu tahmin edilen basamaklarla aşağıya inen bir dehliz bulunmaktadır. Bunların yanı sıra bna kalıntıları ve değişik dönemlere ait seramik parçaları yüzeyde görülmektedir.1991 yılında Ordu Müze Müdürlüğü'nce çevre temizliği ve tanzimi çalışması yapılmış alantemizletilerek tel örgü içine alınmıştır. ESKİ PAZAR

İl merkezine 4 km. mesafede, Ordu-Sivas karayolunun 150/200 m. Doğusunda dikdörtgen planlı küçük bir camiidir. Caminin ilk yapılışı Beylikler dönemine aittir. Daha sonraları 1197 ( M.1782) yılında Şebinkarahisar mutasarrıfı Battal Hüseyin Paşa tarafından onarılmış ve onarım kitabesi giriş kapısı üzerine konulmuştur. Şimdiki camii eski caminin zelzeleden harap olması nedeniyle XX. Yy. da yeniden yapılmıştır. PAŞAOĞLU KONAĞI

Konağın taşları Ünye’den, Keresteleri Romanya’dan, Çinileri Avrupa’dan getirilmiş, 1893 yılında yaptırılmış olan bu konak İlimiz Selimiye mahallesinde bulunmaktadır.18 Kasım 1987 yılında 'Paşaoğlu Konağı ve Etnoğrafya Müzesi ' olarak hizmete açılmıştır. Ordu il Merkezi - Selimiye Mahallesi'nde Taşocak Caddesi ile Erkoçak Sokağı'nın kesiştiği köşede yükselen Paşaoğlu Konağı, 1896 yılında Paşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bahçesiyle birlikte 625metrekare'lik bir alan üzerine inşa edilen konağın taşları Ünye'den, ahşap malzemesi Romanya'dan getirilmiş ve yapımı İstanbullu bir usta tarafından gerçekleştirilmiştir.


TURNASUYU

Ordu - Giresun kara yolu üzerinde doğal plajı ile ünlüdür. Şehir merkezine 9 km. mesafede ve halk arasında büyük rağbet gören yerlerden biridir.


KOTYORA ( DAĞ ETEĞİ )

"Kotyora ",Grekçe "Dağ Eteği" anlamına gelir.Tarihi Kotyora, bugün 'Ayar Tamı' denilen yerde kurulmuştu. Burası, Bozepe'nin bir uzantısı olan, dik yamaç görüntüsü veren 'Okçulu Kıranı'nın' önündeki yer olup, güney kenarı 'Acısu deresinden' itibaren 'Balıktaşı' kayalıklarından denize inmekte; doğusunda deniz ve bugünkü 'Şehir mezarlığının' kapladığı saha bulunmaktadır. Kasaba, Kotyora adını, kurulmuş olduğu bu yere göre almıştır.


YASON KİLİSESİ

Perşembe Çaka mevkii Yason Burnu'nda, sit alanı içerisinde yer almaktadır. Üç apsisli küçük kubbeli olup, cephesinde açık ve koyu taşlar kullanılmıştır. Kilise içte iki sıra sütunla, üç nefe ayrılmıştır. Güneyde ve batıda olmak üzere iki girişi vardır. Batıdan asıl giriş üzerinde açık pembe renkli bir taş üzerinde alçak kabartma şeklinde karşılıklı, iki hayvan figürü tasvir edilmiştir. Kapı ve pencere pervazları açık bej renkli taşlardan, ana duvarlar koyu gri taşlardan örülmüş, böylece cephelerde taşların farklı renklerinden oluşan güzel bir tezat ortaya çıkmıştır. 1991 yılı sonunda kilisenin kubbesi ve tavanının bir kısmı çökmüş, 6 adet taş sütundan ikiside yıkılmıştır. Kilisenin sahil yoluna yakın olması ve ender bulunan doğal yarımadada bulunması yerli ve yabancı ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir.


GÖLKÖY KALESİ

Gölköy ilçesi, Kale mahallesinde yer alır. Kale tek kapılı, geniş bir alana sahiptir. Duvarları küçük moloz taşlarla Horasan harcı ile yapılmıştır. Kale çevreye hakim kayalıklar üzerinde gözetleme ve savunmaya elverişli bir durumdadır. Giriş kapısına önü dar kayalık bir yerden ulaşılmaktadır. Girişin solunda silindir şekilli bir burç ve gözetleme kulesi vardır. Bu kısımdaki duvarlar yer yer tahrip olmuştur.